Konya Çevre ve Şehircilik Müdürlüğü

Konya ili, doğal açıdan kuzeyinde Haymana Platosu, kuzeydoğuda Cihanbeyli Platosu ve Tuz Gölü’ne batısında Beyşehir Gölü!ne ve Akşehir Gölü’ne, Güneyinde Sultan Dağları’ndan başlayan Karaman ilinin güneyine kadar devam eden, Toros yayının iç yamaçları önünde bir fay hattı boyunca oluşmuş volkanik dağlara, doğusunda ise Obruk platosuna kadar uzanır. İlin uç noktalarını kuzeyinde Kulu!nun Köşkler köyü, batısında Akşehir’in Değirmen Köyü , güneyinde Taşkent’in Beyreli Köyü , doğusunda ise Halkapınar’ın Delimahmutlu Köyü uç noktalarını oluşturmaktadır.

Tasarım alanı kuzeyinde Konya Organize Sanayi Bölgesi bulunan ve Alaaddin Tepesi’nden kuzeye doğru giden Ankara caddesi üzerinde bulunmaktadır. Sanayi Bölgesi ve konut dokusunun birbirine geçtiği civarda, tasarım alanı ‘Eşik’ görevindedir. Doku değişimi ile etkileşimli olan tasarım alanı, ayrıca Kent içi önemli bir aks olan Ankara Caddesi üzerinde olduğundan dolayı çevresinde ulaşım odakları bulundurmaktadır.

Kent bir Selçuklu mimarisi Kentidir. Alaaddin Camii, Mevlana Türbesi  , Sırçalı Medrese bunların başını çekerken, Kılıçaslan köşkü, Sultan Köşkü, Alaaddin Köşkü Kent Mimarisinde önemini korumaktadır.  Tasarım yaklaşımında kent tarihine dokunarak ve yakın çevre verilerini kullanarak sonuca ulaşmak hedeflenmiştir.

Selçuklu ‘’Köşk’’leri prensibinde baza üzeri patlayan kütleler, hem kültür merkezi ve müdürlüklerin sınırını belli ederken hem de Kentsel bir baza ile birleşerek ana bir doğrultu üzere şekillenmiş programı oluşturmaktadır. Selçuklu mimarisinin ana mimari mekan unsurlarından olan ‘avlular’ patlayan kütlelerin içerisinde bulunmaktadır. Mekanın kullanım konforu artarak açık ve kapalı alanlar arası geçiş zenginliği oluşturulmuştur. Mimari hafızayı yorumlayarak tasarlanan kütleler toplayıcı bir baza etrafında toplanarak kompozisyonunu oluşturur. Yapının Ankara Caddesi ile iletişimli olan kısmında yüzey artırılarak kullanıcı yapıya daha çok çekilmek istenmiştir.

Alaaddin Cami, Sırçalı Medrese ve Mevlana Türbesi Plan Tipolojileri düşünüldüğünde Konya Çevre ve Şehircilik Müdürlüğü Yapısı Selçuklu Plan Tipolojisini yansıtacak bir biçimde düşünülmüş ve tasarlanmıştır. Bu kurgu hem iklimsel etmenler karşısında tavrını alırken hem de prensip olarak mekan kullanımı, deneyimi ve izlenimi kullanıcı için düşünülmüştür. Konya Çevre ve Şehircilik Müdürlüğünün plan tipinin Selçuklu mimarisinde bulunan avlu plan tipini bir yorumunu tasarlamak çevre verileri aynı potada eritip sonuca ulaşmak ile mümkün olmuştur. Baza – avlu – kütle kompozisyonu hakim olan akstan yararlanan doku ile beslenmektedir.

 

Tasarımda lineer bir baza üzerine kütleler ile avlu kullanarak yerleşim sayesinde işlevsel ayrım sağlanırken birliktelik korunmuştur. Zemin katta Kültür Merkezi ve Müdürlükler bulunmakta Çok Amaçlı Salonun kullanımı buradan verilmektedir. Atölyeler ve Cep Sinemaları, Çok Amaçlı Salon ile koordineli tasarlanmıştır. Müdürlükler üst katlarda devam ederken kütleler platformlar ile birbirlerine bağlanarak yapının kullanım kolaylığını artıran esneklik ve zengin iç mekan kurgusu oluşturulmuştur.

Kurgulanan toplayıcı baza içerisindeki Avlulu sistemde 7 adet avlu bulunmaktadır. Bu avlular 3 tipooloji olarak hem Kent iklimine karşı kullanıcı esnekliği sağlarken hem de işlevler arasında dağılım ve koordinasyonu gerçekleştirir. Birinci Tip Avlu sistemi müdürlük birimlerinin olduğu kütlede bulunmaktadır. Katlar arası düşey sirkülasyon ve açık avlunun mekan kalitesi bu tipte, avluyu çevreleyen rampa ile sağlanmıştır. İkinci tip avlu biçimi U plan şemalı diğer müdürlük kütlelerine takılan ve saçaklar ile zenginleştirilmiş avlu tipolojisidir. Üçünçü tip avlu şeması ‘Toplayıcı Baza’ üzerinde açılan yırtıklar ile oluşturulmuş açık mekanlardır. Bu açık mekanlar yatayda yapı içi lineer sirkülasyonu sağlarken aynı zamanda kullanıcıya nefes alabileceği ‘’Hayat’’lar sunmaktadır.

İç mekanın dış mekandan ayrımı işlevler ve işlevler arası geçişle oluşturulmuştur. Bazanın zemin katta kullanımı, devamında kütleler arası bir kompozisyona dönüşerek sürdürülebilirliğini sağlamıştır. Avlular ise baza içerisindeki nefes alanları olarak baza altı – üstü gibi mekanın olmadığı düşey hakim mekanlardır. Mekanın hem hafifliği hem de içindeki kurguyu tamamlar nitelikte olan avlular, mekânsal deneyimi  en üst düzeye çıkarır niteliktedir.

Kentsel hafızanın devam ettirilerek planda ve kesitte tasarımın irdelenmesi ve aynı zamanda yakın çevresi ile düşünülerek ele alınması süreçten ürüne yansıtılan ideadır. Nihayetinde bu idea Kent iklimsel verilerine uygun çevresiyle birlikte yaşayan ‘Belleği’ devam ettiren bir tasarım ürünüdür.

Bir Önceki Proje

Rize Ardeşen Belediyesi Binası